
Eğitim, yalnızca mevzuat maddeleriyle değil; adalet, vicdan ve insan onuruyla ayakta duran bir alandır. Bugün yaşananlar ise ne yazık ki bu üç temel değerin de açıkça ihlal edildiğini göstermektedir.
“Norm fazlası” gerekçesiyle yapılan atamalar, ilçe grubu adı altında öğretmenleri ailelerinden, evlerinden ve yıllardır kurdukları düzenlerinden koparacak şekilde uygulanmıştır.
Yönetmelik ve kanunlar gerekçe gösterilerek yapılan bu uygulamalar, hukuki görünüm altında ciddi vicdani ve insani sorunlar barındırmaktadır.
Yıllarını eğitime adamış, bulunduğu yerde hayat kurmuş öğretmenler; hiçbir insani ölçü gözetilmeden yerlerinden edilmiş, bu uygulamalar sonucunda birçok öğretmen meslek hayatının bu aşamasında mutsuzluğa sürüklenmiştir.
Soruyoruz:
Öğretmeni mutsuz eden bir anlayışla hangi başarıdan söz edilebilir?
Yanlış yönetimlerin bedeli, öğretmenlere ödetilemez.
Plansızlığın, öngörüsüzlüğün ve masa başında alınan kararların faturası; sınıfta, okulda, evinde çocuklarına bakan öğretmene kesilemez.
Unutulmamalıdır ki;
mutsuz öğretmenle mutlu öğrenci olmaz,
mutsuz öğretmenle nitelikli eğitim olmaz.
Mutsuzluğun üzerine eğitim inşa edilemez.
Bizler, Eğitim Gücü Sen Bursa Şubesi olarak; öğretmenin aile bütünlüğünü, insan onuruna yakışır çalışma koşullarını, adalet ve hakkaniyeti savunmaya kararlılıkla devam edeceğiz.
Yetkilileri; bu yanlıştan dönmeye, ilçe grubu uygulamasını yeniden değerlendirmeye ve norm fazlası atamalarını insani, adil ve hakkaniyetli bir zemine oturtmaya davet ediyoruz.
Öğretmen susturulursa, eğitim susar.
Eğitim susarsa, geleceğimiz kararır.
Bugün öğrenciler karnelerini alırken; öğretmenlerin hanesine düşen not ne yazık ki hüzün, Milli Eğitimin hanesine düşen not ise vicdan ve adalet eksikliği olmuştur.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
Okan ATAR
Eğitim Gücü Sen Bursa Şube Başkanı