Eğitimde Şiddete Dur Demek İçin İş Bırakıyor, Meydanlara İniyoruz! - Basın Açıklamaları
Basın Açıklamaları // 3 Mart 2026 Salı
Eğitimde Şiddete Dur Demek İçin İş Bırakıyor, Meydanlara İniyoruz!

Değerli basın mensupları, kıymetli eğitim çalışanları ve sendikalarımızın saygıdeğer il başkanları, Bugün burada hem derin bir acıyla hem de ağır bir sorumlulukla konuşuyoruz. Bir öğretmenimizi daha maalesef kaybettik. Bir öğretmen daha evine dönemedi. Bu acı artık görmezden gelinemez. Çünkü bu kayıplar kader değil; ihmalin ve geciken tedbirlerin sonucudur. İstanbul Çekmeköy’de görev başında hayatını kaybeden öğretmenin acısı yalnızca ailesinin değil; tüm eğitim camiasının acısıdır. Kendisine Allah’tan rahmet, ailesine, öğrencilerine ve çalışma arkadaşlarına sabır diliyoruz.

Ancak mesele yalnızca bir kayıp değildir.

Benzer acıları daha önce de yaşadık. İsimler değişti, şehirler değişti, manşetler değişti…Ancak değişmeyen şey öğretmenlerin ve eğitim çalışanlarının yaşadığı güvenlik kaygısı oldu.Her olayın ardından güvenlik tedbirlerinin artırılacağı açıklandı, yeni düzenlemelerden ve caydırıcı uygulamalardan söz edildi. Fakat zaman geçtiğinde gördük ki bu açıklamalar sahaya aynı kararlılıkla yansımadı. Somut ve kalıcı adımlar atılmadı. Eğer benzer acılar tekrar ediyorsa, burada artık münferit bir olaydan değil; açık bir güvenlik zafiyetinden söz ediyoruz.

Bugün bu açıklamayı Milli Eğitim Müdürlüğü’nün önünde yapıyoruz. Bu binaya girerken X-ray cihazından geçiyorsunuz. Güvenlik görevlisi size nereye gittiğinizi soruyor. Kimliğiniz kontrol ediliyor. Her giriş denetleniyor. Peki aynı titizliği okullarımızda görüyor muyuz?

Bugün birçok okulun kapısından herkes rahatlıkla içeri girebiliyor. Çoğu okulda kadrolu güvenlik personeli bulunmuyor. Güvenlik, kurumsal ve bağlayıcı bir standart olmaktan çıkmış; imkânı olan okulun kendi çabasıyla çözmeye çalıştığı bir meseleye dönüşmüş durumda. Oysa güvenlik, bütçesi olanın değil, her öğrencinin ve her öğretmenin hakkıdır. Okul güvenliğini sağlamak okul aile birliklerinin değil, devletin asli sorumluluğudur.

Okullarda güvenlik standartları ülke genelinde eşit ve bağlayıcı biçimde uygulanmalıdır. Risk analizleri derhal yapılmalı, güvenlik personeli ihtiyacı bilimsel kriterlerle belirlenmeli ve eğitim çalışanlarına yönelik şiddette caydırıcı yaptırımlar tavizsiz şekilde uygulanmalıdır.

Artık söz değil, icraat görmek istiyoruz. Artık açıklama değil, somut adım görmek istiyoruz.

Okullar güvenli değilse hiçbir reformun, hiçbir projenin, hiçbir vizyon belgesinin anlamı yoktur. Öğretmeni koruyamayan bir sistem, geleceği koruyamaz. Bu bir sendikal çıkış değil; bu, ortak bir vicdan çağrısıdır.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

Eğitim Gücü Sen Bursa Şube Başkanı Okan ATAR

ONLİNE ÜYELİK Herkesin sustuğu yerde "Hak mücadelenizin gür sesi olarak BİZ varız.“ anlayışıyla kurulduk. "Mesele ve sorun varsa çözümü de var." inancıyla yola çıkmış Eğitim ve Bilim Gücü Dayanışma Sendikası -EĞİTİM GÜCÜ SEN- bu amaçla kurulmuştur.
Online Üyelik
// Diğer Basın Açıklamaları